Her Şey Duygusaldır (#OccupyGezi I)Üç haftadır karşımızda gördüğümüz, bir ülkeden nefret ederek o ülkenin nasıl yönetileceğidir.…View Post

Her Şey Duygusaldır (#OccupyGezi I)

Üç haftadır karşımızda gördüğümüz, bir ülkeden nefret ederek o ülkenin nasıl yönetileceğidir.…

View Post

Referandum Konusuna Dair İlk Fikirlerim

(Blogda ufak bir sorun olduğundan ve birkaç tweet ard arda yazmak istemediğimden son mevzuyla ilgili ilk aklıma gelenleri böyle yazayım dedim.)

Referandum bir anda büyük bir tartışma oldu, desteklenmesi-desteklenmemesi tartışması dönmeye başladı. Referandumun elbette demokratik ve işe yarar bir yöntem olabileceği konusunda şüphe yok ama Türkiye’deki mevcut koşullar ve bu spesifik örnek, duruma böyle iyimser bakmayı engelliyor. Neden diyecek olursanız;

1) Yerelden gelen bir referandum talebi yok. Tepeden inme ve tamamen keyfi bir şekilde böyle bir teklif sunulmuş durumda. Talebin şekli bile insanı soğutma potansiyeline sahip.

2) Ortada bir yürütmeyi durdurma kararı var. Yani yasal olarak zaten durdurulmuş bir şeyin olup olmayacağına dair referandum yapmak pek akla mantığa uygun değil.

3) Yasal koşullar ve ülkedeki yapı bu tarz referandumlar için uygun değil. Yerellere dair yasal durumlar böyle kısıtlıyken ve sırf hükümetin keyfi istediği için bir referandum yapmak garip. Eğer yerellere özgürlük tanıyacak ve hatta otonom belediyecilik ve yerel yönetimlerin özgürleşmesini sağlayacak düzenlemeler yapılırsa ve bu şekilde yerelde halkın kendi taleplerini bu şekilde de dile getirmesinin daimi bir şekilde önü açılırsa bu referandum daha anlamlı olur.

4) Tüm bunların yanı sıra mevcut yönetime ve hükümete güvensizlik had safhada. Daha önce yaptıklarını ve son iki haftadakileri herkes gayet iyi biliyor. Böyle bir koşulda karşı tarafa güvenmenin ve madde 1’de bahsettiğim şekilde gelen bir talebe sıcak yaklaşmanın ne kadar zor olduğu da ortada.


Elbette “Asarız, keseriz, istediğimizi yaparız”dan böyle bir teklife gelinmesi kazanım olarak düşünülebilir ancak koşullar böyleyken ve bu açıklama öncesi yapılan toplantının şekli de belliyken (gerçek bir temsilcinin olmamasının yanı sıra, oradakilerin söylediğine göre referandum konusu bir kez bile konuşulmamış) böyle bir teklife şüpheyle ve tepkiyle yaklaşılması da gayet normal. Bu yüzden de kimsenin referanduma karşı çıkanlara (elbette “ad hitlerum” benzeri saçma argümanlarla ortalığa çıkanları saymıyorum) laf söyleme ya da onlarla dalga geçmeye hakkı yok.

Her ne kadar saçma bir toplantı olsa da ve şu anda gördüğüm kadarıyla aynı saçmalığı Polatcan devam ettiriyor olsa da böyle bir toplantıdan çıkması gereken sözlerin özür ve geri adım sözleri olması gerekiyordu, tepeden inme bir referandum teklifi değil. Bu yüzden bile hükümete “Senden gelecek hayır gelmesin daha iyi” şeklinde bakılabilir, böyle bir tavır alınabilir.

İşin özü; bu şartlar altında referandum öyle demokrasi adına gözü kapalı atlanabilecek bir şey değil. Önce yukarıda yazdıklarımın ve hükümetin tavrının kesin bir şekilde değişmesi gerekiyor. Yoksa milyon kere referandum olsa da kimseye faydası olmaz.

0 oynatma

Listen to: Çapulcu Şarkılar by Çapulcular

‘Ammunition’ by Skarpretter“I wont use love as a tool in the struggle/I got other feelings that will cause more trouble”

‘Ammunition’ by Skarpretter
“I wont use love as a tool in the struggle/I got other feelings that will cause more trouble”

#OccupyGezi - #DirenGeziParkı

Tweets about “#occupygezi”
!function(d,s,id){var…

View Post

‘Radio Bubblegum’ by Asian Dub Foundation is my new jam.
Ne güzel şeysin sen polis!
(kaynak: http://ff.im/1fyZJT)

Ne güzel şeysin sen polis!

(kaynak: http://ff.im/1fyZJT)

garaibusmaksimus:

peki sana ne oluyor?

garaibusmaksimus:

peki sana ne oluyor?

CUMA POSTASI [26.05.2013]

View Post

Medya Avı: Ayşe Arman ve Büyük KorkusuView Post

Medya Avı: Ayşe Arman ve Büyük Korkusu

View Post

Yazıyor, okuyor. Cyberspace aylağı. Henüz dünyayı ele geçiremedi.

Writes, reads. Cyberspace vagabond. Can't conquer the world yet.

About me / Hakkımda: http://ahmetasabanci.com/about/